Peki, şuan için planlarınız neler?
Artık gönüllü olarak ufak bir durma dönemine giriyorum. Peşi peşine üç filmde oynadım ve bunların tanıtımları, röportajları derken haftada en az iki gün gazetelerde ya da televizyonlarda görünen biri oldum. İnsanlara böyle gelmemiş olabilir ama ben kendime sıkıcı geldim! Böyle olmasını istemiyorum. Yaptığımız işin korunması gereken gizemli bir tarafı var. Bizim işimiz uzun soluklu bir kariyer. Gazanfer Özcan'la çalıştım. Gazanfer Hocam, aceleye, paniğe hiç bir saçma kaygıya gerek olmadığını söyledi. "Sakin ol, sadece düzgün git" dedi. Yılmaz Erdoğan, Gülse Birsel gibi büyüklerimden, aklına güvendiğim insanlardan akıllar alarak, kendimce damıtıp güzel bir kariyer planlaması yapmaya çalışıyorum.

Peki yurtdışı...
Eskiden, yurt dışı kariyeri uzak gelirdi. Ama şimdi, neden olmasın, diyorum. Gidip en azından İsviçreli, İngiliz bir akranımın, meslektaşımın ne yaptığını görmek, dil öğrenmek ve oyunları izlemek istiyorum.

Keşke ben oynasaydım dediğiniz bir rol oldu mu?
Oluyor tabii. Mesela Martin Scorsese'in filmi Köstebek'te DiCaprio'nun, Muhsin Bey'de Uğur Yücel'in rolünü oynamak isterdim.

Sinema filmi ile televizyon dizisi arasında ne fark var sizce?
Bence çok fark var. Televizyondaki diziler fast food gibi çok çabuk tüketiliyor. Akşam bir diziyi izlersiniz sabahında eğer çok akılda kalıcı, yaratıcı bir şey yoksa hatırlamazsınız. Ama sinemada, beğendiğiniz bir aktör ya da yönetmeninin filmini izlemek için o kadar yoğunluğunuzun arasında bir boşluk yaratıp bilet alırsınız. Sinemaya girdiğiniz anda başka hiç birşeyle ilgilenmezsiniz. Sinema filmi, iç dünyasıyla, sunumuyla, satışıyla yani her anlamıyla çok farklı bir çalışma. Çünkü sinema filmi tarihle özdeşleşiyor. Seneler sonra bile birileri benim adımı bilecek ve filmimi seyrederken "Ne güzel bir filmmiş" diyecek.

Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?
Aileme düşkün birisiyim ama onlar Bursa'da yaşıyor. Görüşebilmek için ya onların gelmesi ya da benim gitmem gerekiyor. Birbirimizi çok özlüyoruz. Kardeşim İstanbul'daki bir üniversitede okuyor. Annemle ve babam bizi çok özlüyorlar ve sağlığımızı merak ediyorlar.

Kendinize ait zamanlarda neler yaparsınız?
Ben bir futbolseverim, Beşiktaşlıyım. Playstation ve halı sahada futbol oynuyorum. Benim için arkadaşlarla sohbet etmek, evde toplanıp film izlemek büyük bir keyif. Benim büyük bir avantajım var: Hayatı, akıllarına ve kişiliklerine inandığım 20 yıllık arkadaşlarımla paylaşıyorum.

İş temposu yüzünden ertelediğiniz şeyler oluyor mu?
Sağlığımla ilgili ertelediğim bazı şeyler var maalesef. Bu yorucu tempoda kendinizi fazlasıyla unutuyorsunuz. Uyku, güzel bir kahvaltı, sağlıklı beslenme gibi kendinize yapmanız gereken iyilikleri erteliyorsunuz. Bu tip konularda olgunlaşmak için okumak ve araştırmak lazım. Ama bazı maddi koşullar oluşmadan da kendinize çok yatırım yapamıyorsunuz. 2 senedir çalışan ve iyi para kazanan biri olsam da ekonomik kaygılarım bitti diyemem.

Siz en çok kimlere gülüyorsunuz?
En çok babama gülüyorum, çok komik, zeki ve esprili bir adamdır. Beni hafiften haşlarken bile güldürmeyi başarır. Profesyonelce komiklik yapan insanlardan Cem Yılmaz, Engin Günaydın, Ersin Korkut var, arkadaşlarıma gülüyorum. Yiğit Özgür ve Umut Sarıkaya da beni güldüren karikatüristlerden...